Wednesday, July 12, 2023

Scythian-toponomy-Auzukia-Turkic-uzak

 


*


Pauly tells us a city called Auzakia in the Altai mountains.

He says: The name, which is also Auxakia in the MSS, could be explained from Pers. *avâzaka or *yauzaka (npers. yôz) 1) 'robber, brigand', 2) 'leopard'.

(German original) Der Name, der in den Hss. auch Auxakia lautet, könnte aus pers. *avâzaka oder *yauzaka (npers. yôz) 1) ‚Räuber, Brigant‘, 2) ‚Leopard‘ erklärt werden.

*

But there is a very good and suitable Turkish word UZAK/OZAK meaning far away, distant; long time.

I think we should consider this. 

*

TURKISH VERSION


Pauly bize Altay dağlarında Auzakia adında bir şehir anlatıyor.


Diyor ki: MSS'de de Auxakia olan isim, Persçe açıklanabilir. >*avâzaka veya *yauzaka (npers. yôz) 1) 'hırsız, haydut', 2) 'leopar'.


(Almanca orijinali) Der Name, der in den Hss. auch Auxakia lautet, könnte aus pers. *avâzaka veya *yauzaka (npers. yôz) 1) ‚Räuber, Brigant‘, 2) ‚Leopard‘ erklärt werden.


*


Ama çok güzel ve uygun bir Türkçe kelime de var 

UZAK/OZAK.


Bence bunu göz önünde bulundurmalıyız. 


*


Uzunbacak Adem

Carian-en-versus-Turkic-ene




Caryaca en (𐊺 𐊵) : 'mother' (nominative) Likyaca: ẽni Lidyaca: ẽnaś Luwice: anniš

*

Türkçe ene (Prot-Turkic *ana / *eńe for Mother)
Bence birbiriyle karşılaştırılmalarında hiçbir gariplik yok. (Diğer Anadolu dillerindeki ‘ana’ sözcüklerini de yukarıda vermiş Prof. LinA). * Bildiğim kadarıyla HintAvrupa dillerinde ‘Anne’ için buna benzer bir kök kelime bulunmuyor.

*

Carian : en (𐊺 𐊵) : 'mother' (nominative) - Lycian: ẽni - Lydian: ẽnaś - CLuw.: anniš

*

Turkish ene (Proto-Turkic *ana / *eńe for Mother)

 I don't think there's anything strange about them being compared to each other. (Prof. LinA has given the words 'mother' in other Anatolian languages above. 

 * 

 As far as I know, there is no such or similar  root word for 'mother' in Indo-European languages.

*


*

Uzunbacak Adem 

Sunday, July 9, 2023

Thracian-Zigilas-Turkic-Cikil-Hungarian-Szekely

Ζιγηλας-Zigilas


Ζιγηλας-Zigilas
Hakkında bilgi bulamadığım bir Trak adı.

Trakça Ç Yunanca Z'ye dönüyor, okuduğum kadarıyla. Çigil/Çik İl adın aslı olmalı. Adları Orhun Anıtların'nda geçen bu bodun 'Çik İl'liler, Székely ve Çiğillerle ilişkilendirilir. Çik: Sınır? > Sınırelli ?

*

*

Ζιγηλας-Zigilas

It's a Thracian name that I can't find any information about. 

 Thracian Ç turns into Greek Z, from what I've read. 

So >Çigil/Çik İl must be the original name. 

This tribe, whose names are mentioned on the Orkhon Monument Stones, is associated with the 'Çik İl's, Székely and Çiğils. (both Turkic tribe names)

Çik: Boundary
 > Çik İl = They who live at the boundary?





*

Uzunbacak Adem

*

Links/Bağlantılar:





Thracian-Prince-Satokos-Turkic-Satuk



Trak adlar listesinden bir ad:

Σατοκος SATOK(OS) Bu prens yaklaşık 2400 yıl önce bugünkü Bulgaristan'da yaşamış. Rogozen Hazinesi'nde çıkan bir kabın ağzında adını okumak mümkün. (Rogozen Treasure) Bence SATUK(US) / SATOK (OS) buz gibi Türk adıdır. 
Eski Türkçe'de de var olan SATUK adı SATILMIŞ demektir. Kötü ruhlara karşı alınan bir önlemdir. Bizden çıktı artık, alamazsın, biz onu verdik zaten, anlamındadır.

Satokos adı benim daha önce incelediğim ve Türkçe olabileceğini yazdığım KOTYS (KOTUZ), CYZICUS ve SARATACUS (SARI TAVUK) ile bir nefeste söylenen, aynı yerlerde görülen adlardan.


                 Türk tarihinden başka bir Satuk- An other Satuk of Turkic origin



*

ENGLISH VERSION:

A name from the list of Trak names: Σατοκος SATOK(OS) This prince lived about 2400 years ago in present-day Bulgaria. It is possible to read its name on the mouth of a vessel found in the Rogozen Treasure. (Rogozen Treasure) I think SATUK(US) / SATOK (OS) is a cold Turkish name. The name SATUK, which also exists in Old Turkish, means SOLD. It is a precaution against evil spirits (He is sold = "given away, you can not take him anymore"). The name Satokos is one of the names that are said in one breath and seen in the same places with KOTYS (KOTUZ), CYZICUS and SARATACUS (SARI TAVUK), which I have examined before and wrote that it may be Turkish.

*

Uzunbacak Adem

*

Links/Bağlantılar:






Saturday, July 1, 2023

Thracian-Baskilas-Turkic-Basgil




Baskilas

MS 3. yy'a ait, Bulgaristan'da bulunan bir anıtta adı geçen bir Trak (soylusu):

*

Baskilas 

 A Thracian (noble) mentioned in a monument in Bulgaria from the 3rd century AD:

*



-gıl/-gil Eski Türkçe çok işlevli bir ek. Aile/ev anlamı var (Ademgil / Başgıl)

*

-gil/-gil is an Old Turkic multifunctional suffix. It has the meaning of family / home (Ademgil / Başgil (belonging to Adem / belonging to Baş (Chieftain) (literally Head))


*

Sözcük olarak BAŞGIL ise başında beyaz (saç) olan anlamına gelir/3 (

Dîvânu Lugat'it Türk'e göre)


*

As a word, BAŞGIL means the one with white (hair) on the head/3 (according to Dîvânu Lugat'it Türk)


Source/Kaynak: Turkic suffix -gil

*

Olamaz mı?

Impossible?

*

Uzunbacak Adem

Sunday, June 25, 2023

PreGreek-dalaghan-talassa-Turkic-dal-dalg

 


Robert Beekes wrote about Δαλαγχαν / Θαλασσαν /θάλασσα / θάλαττα:

Source Link

words like Talassa, Dalaghan, Talassan, Talaka, Talanka (all have to do with "sea") are Pre-Greek words. That means they are not Greek words. 

I can propose 2 Altaic words for that:



*


*


Both have to do with waves or ocean/sea.

I think, it wouldn't be completely false and I am not completely mistaken.


*

*

*

TURKISH VERSION:


Robert Beekes, Δαλαγχαν / Θαλασσαν /θάλασσα / θάλαττα hakkında şunları yazdı:

(ilk görsel)

>Denizle ilgili Talassa, Dalaghan, Talassan, Talaka, Talanka gibi kelimeler Yunanca Öncesi (Pre-Greek) kelimelerdir. Bu da, Yunanca kelimeler olmadıkları anlamına gelir.


Bunun için 2 Altayca kelime önerebilirim:

(yukardaki 2. ve 3. görsellere bakın) 

**

"Dal ve dalg"

Her ikisinin de dalgalar veya okyanus/deniz ile ilgisi var.


Bu önerilerimin tamamen yanlış olmayacağını düşünüyorum ve tamamen yanılmış da değilim.

*

Uzunbacak Adem 

Greek-ending-bos-and-Turkic-boe

 


*

According to Robert Beekes the Greek ending -βος is Pre-Greek, that means, not Greek.

This ending we see mostly at the end of the animal names. 

Wiki says: 

*

wiktionary link: Greek ending -bos


*

There is an old Turkic word BÖ, meaning insect or in many dialects simply animal.

There we cann some BÖ-words in Turkic like:


Böcek: insect

Börü: wolf

Böyü: a poisonous spider

Börtü Böcek: many insects

Bögönök: mosquito

etc...


*

Today's Greek word Askalabos means spotted lizard, gecko. A Pre-Greek (Non-Greek) word, surely.

Pic: wiki



*

My turn: There is an old Turkic word "Keler" meaning gecko, lizard.

Could Askalabos be Keler-bö? (An "A" could com before the "mobile S" in Indo-European languages. Askalabos could shortly be Kala-Bo, without these 2 letters (A and S). 

The Turks could have called a gecko, because of its size, easily an insect. (BÖ).

I am pretty sure that the BÖ could be BO but Keler to Kala seems to be difficult. (Kala could be a place to stay (KALA) or AK ALA (AK = White and colorful and ALA = speckled)

But it is only a beginning.


I have written in this blog already about other BÖ words like:


Scarabeo

Scorpio/Agarbio

Attalabos/Grasshopper


*


TURKISH VERSION:


Robert Beekes'e göre Yunanca biten -βος Yunanca Öncesi'dir  (Pre-GREEK), yani Yunanca değildir.


Bu eki daha çok hayvan adlarının sonunda görüyoruz.


Viktionary diyor ki: (yukarıdaki ilk görsele bakınız!) 


"-βος" (genellikle hayvan adlarında bulunur) ile biten ve çeşitli varyasyonları göz önüne alındığında, açıkça Yunanca Öncesi bir kelime."


*


Böcek veya birçok lehçede sadece hayvan anlamına gelen eski bir Türkçe kelime olan "BÖ" vardır.


Türkçede bazı BÖ-kelimeleri sayacak olursak:


Böcek: böcek


Börü: kurt


Böyü: zehirli örümcek


Börtü Böcek: birçok böcek


Bögönök: sivrisinek


vesaire...




*


Bugünkü kelimemiz benekli kertenkele, geko anlamına gelen Askalabos'tur. Yunanca Öncesi (Yunanca Olmayan) bir kelime, kesinlikle.


*


Sıra bende:


 Geko, kertenkele anlamına gelen eski bir Türkçe kelime "Keler" var.


Askalabos Keler-bö olabilir mi? 

(Kalabos'tan önce gelen A ve S harflerini şöyle açıklayabiliriz: "A", Hint-Avrupa dillerinde "mobile S"den önce gelebilir, her ikisi de keyfi olarak sözcüklere takılabilir).


Askalabos aslen Kala-Bo olabilir. Türkler, büyüklüğünden dolayı bir gekoya kolayca böcek diyebilirdi. (BÖ).


BÖ'nün BO olabileceğinden oldukça eminim ama Keler'den Kala'ya zor görünüyor. (Kala, kalacak bir yer (KALA) veya AK ALA (AK = Beyaz ve renkli ve ALA = benekli) olabilir.


Ama bu sadece bir başlangıç zaten. Devamı gelecektir.




Bu blogda zaten diğer BÖ kelimeleri hakkında yazdım.


Bakınız:


Scarabeo

Scorpio/Agarbio

Attalabos/Grasshopper

*

Uzunbacak Adem

Saturday, June 24, 2023

Aschy-Agrippean-meal-Turkic-As

 

https://de.wikisource.org/wiki/RE:Argippaioi


*


ἄσχυ 

Herodot'un Tarih kitabında anılan, Ural Dağları civarı yaşayan Argippean denilen budunun yiyeceği olarak geçer.

ἄσχυ şöyle yapılır: 

Meyve olgunlaşınca bezlerden süzerler; akan meyve suyu siyah ve yoğundur ve yerliler tarafından "aschy" olarak adlandırılır. 

*

ἄσχυ

It is mentioned as the food of the Argippean tribe living around the Ural Mountains, which is mentioned in 'the History' of Herodotus.

The way how you 'cook' aschy:


*

Bence burada tarifi yapılan pekmezdir. 


Tamam, pekmezi yapan tek Türkler değildir ama sözcüğün ilk hecesi olan 'as' Türkçe 'aş' olması işten değildir.

*

I think the recipe here is molasses.

Okay, Turks are not the only ones who make/made molasses, but the first syllable of the word, 'as', is Turkish 'aş' (to eat, food, meal).





Bu bilgiyi Pauly de doğrular.

Yukarıdaki görseldeki bilgiyi yazıyla bırakayım (Almanca'dan çeviri):

*

Pauly also confirms this information.


Let me leave the information in the image above in writing (translation from German):


'Öte yandan ἄσχυ, biçiminde zaten açık bir Türk karakterine sahiptir ve basitçe 'yemek' anlamına gelir, Türkçe asugh, eski form asghu, as- 'yemek'ten (gelir-UA). Bu her şeyi en basit şekilde açıklıyor; raporun tamamı bize ilkel Türklerin yaşamına dair en eski içgörüyü veriyor.'

(ORJINALİ: ἄσχυ dagegen zeigt schon in der Form deutlich türkisches Gepräge und bedeutet einfach ,Speise, Nahrung‘, türkisch asugh, ältere Form asghu, von as- ,essen‘. So erklärt sich alles aufs einfachste; der ganze Bericht gewährt uns den ältesten Einblick in das Leben der Urtürken; )


ENGLISH TRANSLATION:

ἄσχυ, on the other hand, already has a clear Turkish character in its form and simply means 'food', Turkish asugh, older form asghu, from as- 'to eat'. This explains everything in the simplest way; the whole report gives us the oldest insight into the life of the original Turks;


*

En azından milattan önce 5. yy'da Eski Türklerin Avrupa halkları ile ilişkilerinin olduğu ve tanındıları hakkında bir delildir bu.

*

At least in the 5th century BC, this is evidence that the Old Turks had relations with the European peoples and were recognized.

*

Uzunbacak Adem

Friday, June 23, 2023

Iliad-Alexandros-Kassandra-Alkandros-Etymologies


*
Grace Harriet Macurdy (September 12, 1866 – October 23, 1946)
*


*

Troy and Paeonia, with Glimpses of Ancient Balkan history and Religion
*




Grace Harriet Macurdy (September 12, 1866 – October 23, 1946) was an American classicist, and the first American woman to gain a PhD from Columbia University. She taught at Vassar College for 44 years, despite a lengthy conflict with Abby Leach, her first employer. (wiki)

*

She wrote in her book "Troy and Paeonia, with Glimpses of Ancient Balkan history and Religion":

"The compounds Alexandros, Kassandra, Lisandro's, Alkandros, Isandros, names of Trojans or Lykians in the Iliad, are by-forms of Aleksanor, Kassanor, Peisanor, Alkanor, etc."


Can't the names of these Lycian and Trojan people in Homer's Iliad be derived from the Turkic Kasan/Kazan, Baysan, Ulusan, Alkan?

Possible! According to me!

What do you think?

TURKISH

İlyada’da Truvalı ve Likyalıların adları bölümünde yazar Grace Harriet Macurdy:

“Alexandros, Kassandros, Lysandros, Alkandros gibi (Yunanca-UA) bileşikler, aslında Kasanor, Alkanor, Peisanor vb’nin yan biçimleridir”
diyor.
Homeros'un Ilyada'sında geçen bu Likyalı ve Truvalı insanların adları Türkçe Kasan/Kazan, Baysan, Ulusan, Alkan’dan çıkmaz mı?

Çıkar! Bence!

Sence?



*

Uzunbacak Adem






Saturday, June 17, 2023

Iliad-Otrunteus-Turkic-Otruntu

Iliad Iliad words 



Otrunteus diye bir kişi/ad var Ilyada'da.

Aklıma Eski Türkçe otrun- eylemi geldi. Karşı koymak/gelmek; konuşlanmak, cephe kurmak anlamları var. Adı Otrunteus olan adam belki 'otruntu'. Böyle Türkçe kokan sözcükler hemen aklımı başımdan alıyor. Bağlantılar ve diğer olasılıklar:



*

ENGLISH VERSION:



There is a person called Otrunteus in the Iliad.


The Old Turkish verb otrun- came to mind immediately.
It means to oppose/come against; to deploy, to establish a front.
The man whose name is Otrunteus had perhaps 'otruntu'. (English: he had Otrun-'ed')

Such Turkish-smelling words immediately blow my mind.
Links above and other possibility below:
*


*

Uzunbacak Adem

Indo-Scythian-name-Tiastanes-Tuerkic-Tastan

Tiastanes /  Siastansas (pic: wiki) According to Wiki:  Chashtana (Greek: Ϲιαϲτανϲας Siastansas (epigraphic),[2] Τιαστανης Tiastanēs; Brahmi...