Friday, March 8, 2024

Karakul-hats-and-headgear-of-Gudea-King-of-Sumerian-Lagash

 

Gudea-and-his-Karakul-headgear

Wiki says:

"Karakul or Qaraqul (named after Qorakoʻl, a city in Bukhara Region in Uzbekistan) is a breed of domestic fat-tailed sheep which originated in Central Asia. Some archaeological evidence points to Karakul sheep being raised there continuously since 1400 BC.[1]

Hailing from the desert regions of Central Asia, Karakul sheep are renowned for their ability to forageand thrive under extremely harsh living conditions. They can survive severe drought conditions because they store reserves for lean times as fat in their tails."




*

Wiki diyor ki özetle:

Orta Asya kaynaklı (şu ana kadarki bilgimize göre) Karakul koyunları, Özbekistan'ın Karagöl bölgesinde M.Ö. 1400 yılından bu yana -devamlı olarak- etinden ve derisinden/tüyünden yararlanılan bir koyun türü.

*

Koyunun ataları olan 'urial' denen yaban bozkır koyunu. 



*

Bu koyunun derisinden Karakul/Qaraqul kalpağı, Astrakhan şapkası, Özbek kalpağı ve Cinnah kalpağı yapılır. 


Muhammad Ali Jinnah, the founding father of Pakistan, wearing Karakul.


*

Şimdi yavaş yavaş konumuza gelirsek:

Bundan yaklaşık 4150 yıl önce -şehirli olmayan- Gudea adlı bir genç, Lagaşlı hükümdar Ur-Baba'nın (MÖ 2164–2144) kızı Ninalla ile evlendi böylece Lagaş hanedanlığına girmeyi başardı ve Sümer Ülkesi'nin Lagaş ilini uzunca bir süre yönetti. Gudea kaynaklarda Rahip-Prens veya Rahip-Kral diye geçer. (Adının içinde bir Türkçe KUT görebilir miyiz?)

*

(En azından) Sümerli elitin Sami dil ailesine ait olmayan bir Altay dili konuştuğunu ve bu dilin Türkçe ile paralleliğini biliyoruz. 

Bu verinin biraz daha maddi kanıtlarla altını çizebilir miyiz acaba?

*

Şöyle göstereyim:

Karakul derisi ve tüyü diğer koyunlarınkinden farklıdır ve bu yüzden özeldir.
Asya'da hala bu koyunun derisinden yapılan kalpaklar giyilmektedir.

Aşağıya 20. y'dan bir örnek bırakayım:

Leonid Brezhnev wearing Karakul in 1974



*

Şimdi de Azerbaycan Türk askeri görseli bırakayım:

Azerbaycan eri (2017)


*

Şimdi de bu sayfadaki (yukarıdaki) ilk görsele tekrar bakın.


*


Brejnev'in ve Azerbaycan erinin kafasındaki kalpak yuvarlak dönerli tüylere sahiptir ve görsellerde bunu görmek zor değildir.


Şimdi Sümer ilini yönetmiş Gudea'nın bir görselini daha bırakayım.

Almanca wiki bile Gudea'nın kalpağının yuvarlak desenli Karakul derisinden yapıldığı düşüncesindedir.


Tekrar bakın:



*

Şimdi şöyle bir sonuca ulaşmak çok mu yanlış olur?


Şehir dışından gelmiş ve Ur-Baba'nın kızıyla evlenip şehri yönetmiş olan Rahip-Kral Gudea, köklerine çok saygı duyup, onlara sahip çıkan ve bu yüzden Orta Asya bozkırındaki anayurdundan gelen Karakul koyunundan yapılma kalpak mı giyiyordu acaba? 

Ya da bu özel kalpağı sadece Orta Asyalı anayurdunu vurgulamak (belki de o zaman savaşçılığın ve iyi yönetimin simgesi olan) ve yönetimini perçinlemek için mi giyiyordu?

*

Bence hiç de kötü değil benim yorumum..

*

Güncelleme 24.Mayıs.2024


Ukrayna'daki Tovsta Mohyla kurganından çıkan İskit eserinin üzerindeki karakul koyunu betimlemeleri:







Kurgan - Karakul - Türk - İskit - Sümer bağlantısı. 


Sonuç:

Bu, adı Türkçe olan kıvırcık saçlı koyunun yününden/derisinden yapılan kalpakları bugün hala Türkler giyiyor, İranlılar değil. 

Eskiden, İranlı değil Türk olan İskitler, Karakul koyunu besleyip onun derisininden/yününden yaralanıp, bunları diğer halklara satarlarmış.  

Daha eskiden de Gudea adlı Sümerli bir yönetici bu başlığı takarmış!


Daha güzel bir devamlılık mı olur?


Eserin bağlantısı: 


https://en.wikipedia.org/wiki/Golden_Pectoral_from_Tovsta_Mohyla


*


ENGLISH VERSION:


Wiki says in summary:

(according to our knowledge so far), Karakul sheep originated in the Karagöl region of Uzbekistan (Central Asia); is a sheep breed whose meat and skin/pelt have been used continuously since 1400 B-C.

*

The wild steppesheep called 'urial', the ancestors of the sheep (Pic above).

*

Karakul/Qaraqul cap, Astrakhan cap, Uzbek cap and Jinnah cap are made from the skin of this sheep.


Muhammad Ali Jinnah, the founding father of Pakistan, wearing Karakul (pic above).


*


Now, slowly coming to our topic:


About 4150 years ago, a young man named Gudea - a non-urbanite -, married Ninalla, the daughter of the Lagash ruler Ur-Baba (2164–2144 BC), thus he managed to enter the Lagash dynasty and ruled the Lagash province of Sumer for a long time. Gudea is referred to as Priest-Prince or Priest-King in the sources. (Can we see a Turkish KUT in its name?)


*


We know (at least) that the Sumerian elite spoke an Altaic language that did not belong to the Semitic language family, and that this language had parallels with Turkish.


Can we underline this data with some more material evidence?


*


Let me show you this:


The Karakul's skin and fur are different from those of other sheep and that's why it is special.

In Asia, caps made from the skin of this sheep are still worn.


Let me leave an example from the 20th century below:


Leonid Brezhnev wearing Karakul in 1974 



*


Now let me drop a pic for you with the Azerbaijani Turkish soldier:





*

The cap on the head of Brezhnev and the Azerbaijani soldier has round spiral feathers and it is not difficult to see this in the images.


Now let me leave you with another image of Gudea, who ruled the province of Sumer.




Even the German wiki admits that Gudea's cap was made of Karakul leather with a circular pattern.

*

Now, would it be so wrong to reach such a conclusion?


I wonder if the Priest-King Gudea, who came from outside the city and married Ur-Father's daughter and ruled the city, respected and protected his roots very much and therefore wore a cap made of Karakul sheep, which came from his homeland in the Central Asian steppe?

Or did he wear this particular cap simply to emphasize his Central Asian origin/homeland (perhaps a symbol of warriorship and good governance at the time) and to cement his rule?

*

I think it's not bad at all, my comment...

*


UPDATE on 24.05.2024

Kurgan - Karakul - Turkish - Scythian - Sumerian connection. 


>Golden Pectoral from Tovsta Mohyla:








Conclusion:

Today, Turks, not Iranians, still wear the this headgear called kalpak made from the wool/skin of the curly-haired sheep (KARAKUL), whose name is Turkish. 

In the past, the Scythians (Turks and not Persians) fed the Karakul sheep, used its skin/wool (too) and probably sold it to other peoples (we can see it obviously on this pectoral).  

In a further past, a Sumerian ruler named Gudea used to wear this headgear, too! (see above)


Could there be a better continuity?

*

Wiki Link: 

https://en.wikipedia.org/wiki/Golden_Pectoral_from_Tovsta_Mohyla


*


Uzunbacak Adem


Saturday, March 2, 2024

Homeric-aiteo-Turkic-ayti-ayit

 

A Homeric dictionary for schools and colleges - Autenrieth Georg

*


αἰτέω/aiteo sözcüğü var Homeros'un kullandığı.

Sormak, dilenmek, istemek demek (to ask, to demand)/1-2-3


PIC 1



PIC 2




PIC 3


PIC 4


* Türkçemizde ayıt- eylemi vardır ki sormak, arz etmek anlamları vardır, görselde 'to ask, to demand' anlamları açıktır/ görsel 4 * Bu ikisinin birbirine benzerliği şaşırtıcıdır!


*


There is a word used by Homer: αἰτέω/aiteo, meaning to ask, to beg, to demand. * In our Turkish, there is the verb ayit- which means to ask, to offer, the meaning of 'to ask, to demand' is clear on the pic 4 * The similarity between these two is startling!


*


Uzunbacak Adem

Sunday, February 25, 2024

Aethon-aithon-aydon-aydonlu




Homeros'un şiirlerinde bulduğumuz

αἴθων / Aithon

"gökyüzü parıltısı" / "parlayan" demekmiş!





Aithon birçok insanın ve hayvanın da sanı, en çok da atların:




*
Odysseus kendine bu sanı kendi verir, parlayan bir zırhı vardı demek. Çünkü Aithon aynı zamanda parlayan metal de demektir. (Bakınız 2. görsel).

Türkçe ayton/aydon olması işten değildir. Ay parlayan bir gök cismidir.
*
Daha ilginç bağlantı ise atın rengine Türkçe'de don, Eski Türkçe'de ton denilmesidir. Don/ton elbise yanında kürk de demektir yani. Bu atların aydonlu, yani parlayan derili olması hiç de garipsenecek bir olay değildir. Bence buradaki bağ görülmesi gereken bir bağdır.
Bu Aithon (ayton) takma adını birçok atın da aldığını biliyoruz Yunan mitolojisinde (bakınız yukarıdaki Almanca wiki sayfası).

Extra bilgi:

source: aithon

*

Aydon / Ayton / αἴθων / Aithon / Aethon

Bence aradaki ilgiyi görmemek körlüktür!

*

ENGLISH:

We find in Homer's poems the word: αἴθων / Aithon It means "blazing" / "shining"! Aithon is the name of many people and animals, especially horses: * Odysseus gives himself this nickname, it means he had maybe a shining armor. Parallel to Turkish: ayton/aydon means moon-dressed in Turkish,
>moon is a shining celestial body. * The more interesting connection is that the color of the horse is called don in Turkish and ton in Old Turkish. This don/ton means fur as well as clothes.

(Russian штаны means trousers and derived from the same Turkish word ton/don).

* We know that many horses also received this nickname Aithon (ayton) in Greek mythology (see the German wiki page above). * Aydon / Ayton / αἴθων / Aithon / Aethon I think not seeing this parallel is blindness!

*

Benzer sözcükler / Similar words






Metallic shimmering




*

Uzunbacak Adem

Hungarian-runes-versus-Sumerian-cuneiform

Sumerian Cuneiform versus Hungarian runes - a comparison

 


Sağlamasını yapmadım ama yine de bırakayım!

Bu karşılaştırmayı bir ara 'sonra bakarsın' diye bir yere koymuşum. Şimdi karşıma çıktı! Türk runlarının 'kardeşi' Macar runları ile Sümer alfabesini karşılaştırmış karşılaştıran. Dikkat: Düşünmeye zorlayıp fikir ürettirebilir...

*

I didn't check it, but I'll drop it anyway!

I put this comparison somewhere as 'look at it later'. Now I have found it unexpectedly.

Somebody I don't know compared the Hungarian runes, the 'sister' of the Turkish runes, with the Sumerian alphabet.

Attention: It can force you to think and produce ideas...

*

Uzunbacak Adem 

Sunday, February 18, 2024

Homeric-agri-Turkic-eker-agar-for-hunt

 


*

There is a word ἄγρη (agri) meaning hunt in Autenrieth's dictinonary.




Famous linguist Frisk says, that that word has no Indo-European Etymology :


Source: ἄγρα

A version of that word

Ἄγρα, ἡ,

is a  title of Artemis at Athens
Artemis is the goddess of hunt.

*

What about a "far-away" language for its etymology?

I have here a Proto-Türkic word: 




eker/agar meaning hunting dog and we see that word in Hungarian as

 agár 

meaning hunting dog (a Türk-origined word).

*

TURKISH VERSION:


Autenrieth'in sözlüğünde av anlamına gelen ἄγρη (agri) kelimesi vardır.




Ünlü dilbilimci Frisk, bu kelimenin Hint-Avrupa etimolojisinin olmadığını söylüyor:



*

Bu arada Ἄγρα, ἡ,


Atina'daki Artemis'in de unvanıdır.

Artemis av tanrıçasıdır.

*

Konuya geri dönersek.

Sözcügün Türkçe ile ne ilgisi var?


Konuyla ilgili Proto-Türkçe bir kelime var:




Türkçe'de eker/agar av köpeği anlamına geliyor ve bu kelimeyi Macarcada şu şekilde görüyoruz:


agr


Bu Macarca söycük de av köpeği anlamına gelir.


*

Bence uzak bir olasılık degil!


*

Uzunbacak Adem


Saturday, February 17, 2024

Homeric-ageli-Turkic-agil

Georg Autenrieth - Homeric Dictionary


 *

There is a very interesting word in Autenrieth's book:

ἀγελαῖος (ἀγέλη) (ageleios, ageli): of the herd, herding




*


*

This Homeric word is very similar to Turkic ağıl/agıl meaning stockyard, fenced area for herd animals.

*

Interesting?

*

TURKISH VERSION:


Autenrieth'in kitabında çok ilginç bir söz var:

ἀγελαῖος (ἀγέλη) = ageleyos, ageli: 

sürünün, sürüyle ilgili demek.

*

Bu Homerik kelime, sürü hayvanları için çitlerle çevrili alan, hayvan barınağı anlamına gelen Türkçe ağıl/agıl kelimesine çok benzemektedir.


(Görseller yukarıda) 

*

İlginç mi?


*


Uzunbacak Adem 


Homeric-word-abakeo-abakisan-versus-Turkic-abi-abaki

Georg Autenrieth - Wörterbuch zu den homereschen Gedichten

 *

I am starting to look for Non-Greek/Pre-Greek words / possibly Türkic words in the book " a Homeric dictionary" by Georg Autenrieth.


On the first page I have already found one:

ἀβακέω , aor. ἀβάκησαν: (Abakeo / Abakisan)


*


This is a word of doubtful meaning. 



meaning possibly be unaware, suspect nothing.

 

I read the passage in Homer's book and I would say it could mean like "being tricked". 


*


Now I can propose an Proto-Turkic verb abı-, meaning to hide, to cover... (illusion?), look at the related Mongolian word (h)ob meaning trickery, deceit...



*


Second proposal of mine is the Old Türkic words ABAKI meaning scarecrow, the name of a thing that tricks. 


*


I think it is not very mistaken to talk about the Türkic origins of some words in this Homeric world, because there were Not-Indo-European peoples in Anatolia as the Greeks came to there and Homer possibly knew many of them, because he was born in Anatolia. 

*


Turkish version:


Georg Autenrieth'in "Homeros Sözlüğü" kitabında Yunanca olmayan/Yunanca öncesi sözcükler ve muhtemelen Türkçe sözcükleri aramaya başlıyorum.


İlk sayfada zaten bir tane buldum:


ἀβακέω , aor. ἀβάκησαν: (Abakeo / Abakisan)

*

Bu, anlamı şüpheli bir kelimedir, der Autenrieth ve anlamı muhtemelen "habersiz olmak, hiçbir şeyden şüphelenmemek", demek olabilir, diye ekler.


Homer'ın kitabındaki pasajı okudum ve bunun "kandırılmak" gibi bir anlama gelebileceğini söyleyebilirim.

*

Şimdi Proto-Türkçe bir fiil önerebilirim:

abı-, gizlemek, örtmek... (illüzyon?), bu Türkçe sözcükle akraba, hile, aldatma anlamına gelen Moğolca (h)ob kelimesine bakın...(yukarıda görseller)

*

İkinci önerim ise Eski Türkçede korkuluk anlamına gelen (kandıran) şeyin adı olan ABAKI kelimesidir.

*

Bu Homerik dünyada bazı kelimelerin Türkçe kökenlerinden bahsetmek çok da yanlış olmaz diye düşünüyorum, çünkü Yunanlılar Anadolu'ya geldiğinde Hint-Avrupalı ​​olmayan halklar da vardı ve Homer muhtemelen bunların çoğunu tanıyordu ve dillerini de anlayabiliyordu (hepsini olmasa da), çünkü kendisi  Anadolu'da doğmuştu.


*


Uzunbacak Adem

Indo-Scythian-name-Tiastanes-Tuerkic-Tastan

Tiastanes /  Siastansas (pic: wiki) According to Wiki:  Chashtana (Greek: Ϲιαϲτανϲας Siastansas (epigraphic),[2] Τιαστανης Tiastanēs; Brahmi...